işçi
--Kişisel

Ne hakkı?

Ne hakkı be sen de! Kimin hakkı? Yok hak mak. Size tazminat bilgisi de yok. Çünkü siz zaten ne olursa olsun haksızsınız. Paranız mı yok, iş veren değil misiniz… Haksızsınız! Tazminat mı isteniyor? Ödeyeceksin kardeşim.

Çok fazla deşemeyeceğim konuyu. Olumlu olmadığını anlamışsınızdır herhalde. Ben şu anlık tazminat ödemeyeceğim. Çünkü zaten şirket değişikliği yapamadım. Yapamadım. Yapamadı. Yaptırmadı. Yaptırmadılar. Vs vs… Olmadı işte bir şekilde.

Yasaları koyanlar insanlardır. Yani sen ben gibi yaratıklar. Ne için konulmuştu peki bu yasalar güzel kardeşim? Bizlerin, “tüm canlıların”, iyilikleri ve sağlıklı, mutlu, uyum içinde yaşayabilmeleri için değil mi bu yasalar? İnsanın koyduğu bir yasa, insan hayatından daha değerli olabilir mi? Bu mümkün müdür? Bunun mümkün olduğunu söyleyecek olan insanların akıl sağlığından şüphe duyarım. Bu yüzden bunu üniversitedeyken “Sokrates’in Savunması” eserini eleştirirken de söylemiştim. Yasaları kendi canından üstün sayıyordu o eserde Sokrates. Ve ben de bunu, onun belki yaşından ötürü mantıklı düşünemiyor olabileceğine bağlamıştım. Evet o koskoca Sokrates’i ! Bunak ilan etmiştim. Saçmaydı çünkü.

Yanlış anlamayın onun baldıran otu içmesine kızıyor değilim. Ben onun infazını istemesinin yanlış olduğunu da söylemiyorum. Vurgulamak istediğim, devlet yasalarının tanrısal olduğuna yanlış bir şekilde kendini inandırmış olması.

Ama sonuç olarak o da bir insan değil mi? Yanlışları olabilir yahut ben, bize aktarıldığı şeklinden onun nükte yaptığını anlamamış olabilirim.

Yasalar dedim. Yasalar diyorum… Sanırım art niyetli insanlar için varlar… Zaten herkes pamuk gibi olsa yasalara ihtiyaç mı duyulurdu? Pek bir işe yaradıkları yok. Haklar diyorum. Haklarımız yok. Lafta, sözde var. Ama Söz hakkın da yok. Sus. Şşşş…

Bir şey farkettim. Belki eski okuyucular da farketmiştir. Dilim değişmiş biraz değil mi? Yıllar bayağı koymuş bana değiştirmiş beni 😀 Artık daha küfürbazım misal. Gerçekleri gördükçe dilim kabalaşmış, dilim resmileşmiş, dilim korkar olmuş. Açık yazamaz olmuş. Siyasi konuşur olmuş. Ama siyaset biziz, bizim yaratımız… Kim nasıl ilgili olamaz ki?…

Biraz önce epey araştırdım. Sanıyorum ki, yanlış hatırlamıyorsam Platon’un bir sözü olacaktı ama bulamadım. “Siyasetle ilgili olmayanlar ya hayvanlar ya da ölüler olsa gerek” gibi bir şeydi.

Sonuç olarak; birazcık sevinmiştim işte. Kursağımda bıraktım. Kendimi kırdım. Evet ben yaptım bunların tümünü. Suçlayamam kimseyi. Ne olur ne olmaz. Yasak.

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

Yorum yapmak ister misiniz?

    Yorum yapmak ister misiniz?