--Kişisel

İnanmalıyım.

Yazının üst kısmına anasayfada görünmeyecek bir çakma “utube player yerleştirdim. Şu sıralar bunu dinliyorum. Benim için herhangi bir şey ifade etmiyor. Öylesine…

Yaşıyorum işte öyle böyle. Aklımda buraları var. Tekrar faal olarak buralarla uğraşmak var. Kitap okumak var, dizi izlemek var, yatmak uyumak var. Gezmek var… Evet aklımda çok şey var görüldüğü üzere, ama… “Ama” var işte. Ama diye koşullandırınca insan kendini, küçülüyor. Büzüşüp, yok oluyor adeta, hem düşünceleri, hem de tüm varlığı. Silinen bir insan düşünün, tüm varlığıyla yavaş yavaş yok olan, saydamlaşan… O oluyorum. Siliniyorum…

Gözlerim ağrıyor şu an… İşten geldim iki saat önce ve gecenin dördü oldu. Bilgisayarı açıncaya kadar uykum vardı halbuki. Yatsaydım çoktan ölü gibi uyuyordum şimdiye. Artık sadece işe gidip geliyor ve uyuyorum. Ama sürekli yorgunum. O yedi sekiz saat uyuduğum uyku havaya gidiyormuş gibi hissediyorum. Zaman kaybı gibi… Gerçi 7-8 saat uyku da bir lüks benim için, genellikle sadece 4-5 saat uyuyabiliyorum. Zaten ne kadar uyursam uyuyayım dinlenemiyorum. Yayık ayranı gibi dolaşıyorum ortada. Ayı gibi kış uykusuna yatsam yine dinlenmiş kalkamam ben. Sorun nedir bilmiyorum. Neden bu kadar her daim yorgun ve tembel bir insanım?

Yavaş yavaş bazı kararlar almaya başladım. Saçma mıdır, değil midir bilmiyorum. Bu şekilde gece gündüz çalışacağım bir iş yerinde sürünmek istemiyorum. Evet tam anlamıyla sürünmek çünkü bu. İş beğenmemek değil bu. İnan bana garsonlukla eş değer tutabileceğim bir iş bu. Ha arada tuvalet temizlemiyorum ve maaşı Türkiye şartlarında idare eder, o kadar. Ben gibi gecesini gündüzüne katıp çalışan ve şuan emekli olan dayıların 7-8 bin emekli maaşı olduğunu duydum. Ve ben onlardan daha çok çalışıyorum. 2 gün gece çalışıp 4 gün yatıyordu onlar ve aramızdaki tek fark, onlar DEVLETTE MEMUR.

Hayat beni buna zorluyor. Gerizekalı kafamı hiç bir yere vermeden gece gündüz ders çalışmalıyım. Bu en kolayı gerçekten, neden zor geldiyse… Kendimi doldurup, taşırmalıyım. Taşan varlığımdan başkaları da yararlanmalı. Ales males, bir b.klar yapmalıyım.

Şimdilik bendeki gelişme bu yönde. Karanlığımdan kurtulmam gerek.


Demişim, gecenin dördünde… Hem de Temmuz 1’de. Şimdi ise, saat öğlen dört ve temmuzun 13’ü. İsteklerimi gerçekleştirmeye yönelik eylemlerim konusunda epey istikrarlı gidiyorum yine. Düzgün yazacaktım hesapta bu kez. Yine tabi düzgün yazıyor sayılırım buna da şükür ama, daha kurallı daha usturuplu gitsem güzel olacak, daha mutlu olacağım. Zira, yazarken mutlu olan bir insanım ya hani…

Epeydir şarkı söylemiyorum. Bu konuda da dertliyim. Ben çok çok konuda dertliyim. Dertler derya olmuş resmen baksana. Neyse 2-3 ay sonra işten şutlanırım yine ve işte o zaman daha düzenli olacağım. Şu an ki bahanem bu. Yani günde 12 saatimi orada harcıyorum, lütfen bırakın da bahanem bu olsun. Herneyse… İleride ışık var. Artık buna inanıyorum. Karanlıktan kurtulacağım. Kesin ve net!

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

1 Yorum yapılmış!

  • Cevap yaz
    Bir Dost
    Temmuz 15, 2019 saat 6:12 am

    Karanlıkta kalmakta o karanlığa bir mum yakmakta çoğu kez bizim elimizde… eğer o mum senin karanlığını aydınlatacaksa ve kibrit çakmak vs senin ellerindeyse durma yak onu çünkü cılız diye yakmaya uğraşmadığın o mum dünyanı ışık ışıl yapmayacak olsada önünü görmeni ve o adımı atmanı sağlar. Unutma pes edenler imkanı varken kendini karanlıkta kaybedenlerdir..

Yorum yapmak ister misiniz?