--Gündem Sesli yazılar

Dolandırılmamışlardan mısınız?

Evet, dolandırıldık, ya da bu herif gibi, “Dolandırmadım ben seni.” dedi size karşınızdaki şahıs… Ama para yok, size geri gelmiyor bir türlü, o para. İşte bu gibi bir durumda; Nasıl bir tutum sergilemeliyiz? Ama ben nasıl bir tutum sergiledim!. Ona bakacağız. Ama bu kez farklı bir bakış açısıyla bakacağız. Sayfanın en altına inerseniz, benim bu yazıyı yarı okuyuşum, yarı yorumlayışım ile dinleyebilirsiniz. Yazıyı sabah yazdığım ama bir türlü yayınlasam mı yayınlamasam mı bilemediğim için, iyi günler dilemişim sizlere gecenin bir yarısı 🙂 Ve arada kekelemişim falan ama, şu sıralar bu tür şeylere takılı kalmak ve bir şeylerden utanmak istemiyorum. Bu yüzden ne yazdıysam, ne okuduysam yayınlıyorum artık. Şu an taslaklarda yarım bıraktığım ve yayınlamaktan çekindiğim herhangi bir yazım yok mesela. Ve bu beni mutlu kılıyor… Her neyse; yazıyı okuyabilir yahut dinleyebilirsiniz;

Benim sezonluk işçi olmamdan mütevellit, sezonda deli gibi gece gündüz çalışıp biriktirdiğim param, bana battı. Bankada falan, köşede para hiç durur mu, illa harcanmalı. Sezon bitiminde yeni bir iş bulmakta zorlanacağımı biliyorum, ama bu kimin umurunda? İlla bir notebook almalıyım. Çünkü tekrar blog açacağım ve bu eski (4 yıllık) bilgisayarımla olamaz. Bilgisayar taş gibi, kırığı çıkığı yok, ama benim kafam da kütük gibi, illa bilgisayar alıcam, çünkü param var.

Gittim ebeninkinden. Com* diye bir site varmış, orada sahibinden, yenilenmiş uygun fiyatlı bilgisayarlardan birini beğendim ve adamla direkt whatsapp üzerinden iletişime geçtim.

Adam bayağı ilgili, kibar, çünkü karşısındaki salak onun hesabına direkt parayı yatıracak. O da bilgisayarı hemen bana gönderecek. Bilgisayar yenilenmiş falan ama garantili. Çok da güzel yepyeni görünüyor fotoğraflarda. Babam “Biraz daha araştır,” diyor, “Hemen karar verme…”

“Yok baba bu adam çok kibar, iyi biri, güvenilirliği ONAYLANMIŞ (5-6 yıldır üye olan ve satış yapan üyelerine sitenin verdiği bir ünvan var, buna da verilmiş)”. Parayı yatırdım adamın hesabına. Adam kargolayacak ürünü gün içerisinde. Amaaaa; Yok trafik varmış, posta kapanmış, araya Cumartesi girmiş, Pazar girmiş, eli armut topluyormuş falan filan böyle böyle üç beş gün geçti. Aradım, ellerinde ürün yokmuş, depodaymış, beni bekletmemek adına daha iyi bir ürünü gönderelim, diyor. Tamam diyorum, e tabi daha iyisi gelecek sevinçliyim. Bir kaç gün sonra ürün geliyor, bana kargo ödemeli göndermiş herif tabi bozuluyorum burada biraz ama, yeni bilgisayarım gelmiş yahu kargonun lafımı olur.

Ürünü açıyorum, fatura yok. Bana yeni bilgisayar gelmiş yahu faturanın lafımı olur 😛 demiyorum tabi. Arıyorum fatura istiyorum. Gerek yok, garantisi var onun falan filan diyorlar. Yine de fatura istiyorum ama bi şekilde geçiştirici, tatlı tatlı uyuşturucu laflarıyla minik beynimi uyutuyorlar. Uyumuyorsa da dua etmeye başlıyor beynim, bari nolur bilgisayar çalışsın hiç bir sorun çıkmasın en azından bir iki yıl, diye. Bilgisayar markasının garantisiyle hemen iletişime geçip seri numarasından garantisi olup olmadığını teyit ediyorum. Ürün yeni ama garantisi pek yok gibi salak saçma yanıtlar alıyorum. Yavaştan ağzım da, sinirlerim de bozuluyor tabi. Geri gönderesim var ama, “elinde faturan falan yok, hiç bir şeyin yok, göndersen adam sana paranı verecek mi sanki” tarzındaki konuşmalarıyla babam da asabımı bozuyor. Öylece pusup salak gibi bi hafta kadar bilgisayarı kullanmaya çalışıyorum.

İşte burada bunu yapmak yerine “Tüketici hakları” ile iletişime geçmemiz gerekiyor. 175 telefon numaraları. Ama ben n’aptım? Yanlış yaptım. Bir hafta sonra bilgisayar elimde patladı. Kapanıp açılmaya başladı. Herif, bize gönderin bir bakalım dedi, anca o zaman gönderdim ve işte 2 aya yakın bir bekleme süresi beni bekliyordu. Şuan bunları anlatırken bile sinirlerim bozuluyor. Bu süre zarfında bana cevap yazılmadı aradığımda bazen ulaşamadım, bazen salak saçma cevaplarla geçiştirildim. Ve bunların dışında, garantiye gönderdiklerini söylüyorlar, ama ben garantiyi aradığımda ürünün garantide olmadığını öğreniyorum. Ki zaten bu külüstürle garantinin ilgilenmeyeceğini, bilgisayarın geldiği ilk gün öğrendiğimi biliyorsunuz.

Azami tamir süresi olduğunu söylediği bir aya yakın o süre geçince, ben artık sürekli sıkıştırmaya başlamıştım. Dayanamadı, o ilk siparişini verdiğim, eski ürünü göndermeye kalktı. Depodan gelmiş-miş, ilk istediğim ürün ve bu da benim beklememi istemiyormuş-muş. Şimdi bu bozuğun yapımı daha da uzun sürecekmiş…

Ben ona parayı yatırır yatırmaz, hiç bir whatsapp mesajıma cevap vermemeye başlayan bu gibi heriflerle, siz ben gibi yüz-göz olmayıp lütfen direkt yasalara başvurun. Belki dört beş ay para iadem için bekledim. Bugün-yarın-bugün-yarın yatırıcam, ben dolandırıcı değilim, beni dolandırıcılıkla suçlayamazsın, ay trafik var, ay banka kapandı, ay param yok, ay dolar düştü, euro bayıldı. Bu süre içerisinde euro veya dolar değil, ben öldüm bayıldım. Sürekli itimat ettim karşımdaki karaktersize. Çok geç tüketici haklarına başvurdum. Ama onların tek bir mektubu, o gün içerisinde ona paramı iade ettirmeye yetti.

Evet ben dolandırılmamışım, kendisi dolandırıcı değilmiş, bu süre zarfında sürekli bunu söylediği için şunu diyebilirim ki; dolandırılmamışlardanım.

Ha bir de; o güvendiğimiz siteler pek de bizi korumuyor, bizim için çalışmıyorlar. İletişime bile geçemiyorlar, ya da umursanmıyorlar. Onların kof bir güven kaynağı olduğunu unutmayın. Bir umut onlara, “Sizin üyeniz şöyle yaptı… Bozuktu ürün…” deseniz de… Size onlardan bir fayda yok.

Hadi cici günler size.

*Burada ağzımı bozmadım, ebeninkinden bir küfür değil, lütfeeeennn… Sadece o siteyi söylemek istemedim. Zira site artık engelli listemde ve adını bile anmıyorum.

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

2 Yorum yapılmış!

  • Cevap yaz
    Görkem CAN
    Mart 22, 2019 saat 7:09 am

    Atatürk’ü bile zamanında dolandırdılar! İş kurmak için para yatırıyor.. Uzatmayayım para gidiyor tabi.. Benim bir arkadaşım, ki kendisi Bilgisayar Mühendisi.. Öyle dongoloz da değil epey akıllı bir adamdır.. Yıllar evvel Fransa’ya gitti ve dolandırıcılıkta insanlık tarihiyle yaşıt “bul karayı al parayı’ya” para kaptırdı.. Bunu da bize anlatmıştı.. Yani insan – cinsiyeti mühim değil – inanmaya ve ne yazık ki dolandırılmaya müsait.. Senin hatan faturasız vesairesiz ciddi bir işe girmen… Dün başıma gelen bir olayı anlatıp bağlayayım. Solo Test aldım bizim çocukluğumuzda çok modaydı.. 5 TL de bir şey para değil.. Bir açtım içinin pulları eksik.. Kalanlar kırık ve bir çoğu da yerine oturmuyor.. Mesela çok klasik bir kartı vardır.. Üzerinden “gerzek” filan yazar o bile yanlış.. Başımın gözümün sadakası olsun dedim ama Hepsişurada’ya da yazdım yorumumu..

    • Cevap yaz
      VPerenc
      Mart 22, 2019 saat 5:58 pm

      😀 iyi yapmışsınız. Evet ne yazık ki, zararı ufak tefek de olsa, insan dolandırıcılık ile karşı karşıya geliyor illa. Ancak Atatürk’ün de başına geldiğini bilmiyordum 🙂

Yorum yapmak ister misiniz?