burun photoshop
--Kişisel

Burnun şop mu?

Ya sormayın burnum şop* oldu görüşmeyeli. Bundan ilk yazımda bahsetmiştim bildiğiniz üzere. Bugün ilk defa şoplu* burnumla fotoğraf çekindim. Ve ilk defa çekindiğim bir fotoğrafı beğendim. Tabi adam şoplu* burnumun üstüne bir daha photoshop yapınca biraz bozulmadım değil 😛 Hayır o kadar acıyı ben boşuna mı çektim canım, ekstra photoshop’a ne gerek vardı 😀

Şöyle ki bilindiği üzere, ben havaalanında sezonluk çalışmaya başladım. Havalar aşırı sıcaktı, lakin havaalanının içi buzhane gibi… Yani en azından ben üşüyordum ve bir ay içerisinde iki üç kez hasta oldum. Hayır sadece ben hasta oluyor olsam neyse, benle işe başlayan tüm üç ay sonra şutlanacak arkadaşlar (yani işe ben gibi yeni girmiş tüm sezonluklar) henüz uyum sağlayamadığımızdan olsa gerek, hastalıklardan kırılıyorduk. Havaalanında 10-12 saat boyunca bir ton yerli-yabancı pasaportu ellemek, bir ton insanla o kapalı alanın içerisinde aynı havayı solumak, elbette vucüdumuz mikroplara direnç gösterene-alışana kadar bizleri epey zorladı. Ben sinüzit oldum. Her acıktığımda, birazcık yorulduğumda başım-gözlerim deli gibi ağrımaya başladı. Bir de nefes almakta git gide zorlandığımı hissediyordum. İş yerinin doktoru fıs-fıs bir ilaç verdi, burnum için. Bir süre sonra o ilacın bağımlısı oldum. Mükemmel nefes alıyordum onu sıktığımda. Artık o olmadan hiç nefes alamıyordum denebilir. Her gece mükemmel deliksiz uykular uyumak, rahat rahat uykuya doymuş bir şekilde uyanmak… Paha biçen var mı?

Sonra fıs-fısım bitti. Beni tabi bir hüzün sardı doğal olarak. Bir kaç gün sonra, bir arkadaşım aradı. Estetik amaçlı burnundan ameliyat olacağını söyledi, ona refakatçi olup olamayacağımı sordu. V’e Peren elbette tamam dedi.

Ben daha önce hiç ameliyat olmadım. Ameliyat olanı da görmedim… Biz köy çocuğuyuz, iki okunup üflense, doğal tereyağı yense hastalık geçer ameliyatta neymiş 😛 Okutsaydın o koca burnuna o zaman Peren… Her neyse, ameliyat olan bir insan narkoz sonrası yatar mı, kalkar mı, evine hemen gidebilir mi, hali vakti ne olur… Bilmiyorum tabi. Orada kalmam gerekir mi?.. Bunları ona sordum. “Bir buçuk-iki saate çıkarmışım. Yok yok kanka gelir gidersin kalmana gerek yok!”

Ameliyat günü geldi çattı.

“Napiyon iyi misin len, heyecanlı mısın, beni kıskandın dimi şerefsiz (Kötü söz değil bu, siz bilmezsiniz iltifat anlamında 😛 ) benden önce oluyon ameliyatını!!! Kızım nefes alamayan benim, sen keyifine ameliyatını oluyon oh valla! Bana indirim ne yaptırcan? Senden sonra bende olayım bari :P” Arkadaşım hastanede çalıştığı için indirim soruyorum burada.

“Kanka valla 8 bin falan ama sana indirim yaptırırım ben, 5 bine olursun.” Benim yuh dememle ameliyat fikrim aklımdan silinir. Ve o ameliyata girer…

Ameliyatı beş saat sürer… Öldü sanıp korkarım, sürekli hemşirelere sorarım… Ve bizim kız ameliyattan çıkar. Burnu kan içindedir, narkozun etkisiyle ağlamıştır. V’e Peren hayatında ilk defa bir gece konaklamalı refakatçiliği deneyimler.

Ameliyat olan insan narkozdan dolayı ilk dört saat yemek yiyemez ve su içemez… Su diye çıldırır, su veremezsin. Ama zaten narkoz dolayısıyla pek kendinde değildir hasta, o yüzden çok da sorun değil, tokat atıp susturun.

Şaka.

Yazı çok uzun oldu. Gerekli gereksiz her türlü detaya girdim bok vardı

Kendi ameliyatımı “Burnun şop mu 2’de anlatayım, ben yazarken baydım kendimi, sizi de okurken baymayayım daha fazla. Bu yazıyı burada sonlandırayım. Sonuç olarak; Kendi ameliyatımı olmadan bir buçuk-iki ay önce, bir arkadaşımın refakatçisi olup ameliyattan korkmuştum. Gece boyunca burnundan akan kanı temizlemiştim. Gece boyu inleyişlerini dinlemiştim. Nasıl bir deli cesareti geldi de, ben de ameliyat oldum…. 2. bölümde görüşürüz 😀

*Şop: Photoshop

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

4 Yorum yapılmış!

  • Cevap yaz
    adamkarga
    Mart 5, 2019 saat 8:14 am

    Kaç farklı işte çalıştın acaba bunca zaman 🙂 Zamanla hepsinden ayrı maceralar okuyacak gibiyiz ^^
    Arkadaşına ve sana geçmiş olsun, umarım seninkisi arkadaşın kadar acıklı geçmemiştir. Artık diğer yazıda öğreniriz 🙂

    • Cevap yaz
      VPerenc
      Mart 5, 2019 saat 3:19 pm

      🙂 Denizcilik lisesi dolayısıyla stajda gemideydim. Sonrasında bir-iki öğrenciye özel dersler verdim, acenta-otel rehberliği, Starbucks benzeri bir kahvecide garsonluk ve baristalık yaptım, bir başka yer bu kez barda yine garsonluk, ardından kahvehanede (kıraathane) çaycılık ve şuan son olarak havaalanı-yolcu hizmetleri memurluğu 🙂 Bu süreçlerde tabi bayağı körelip hiç elime ne kalemi aldım ne bir blog yazdım bildiğin üzere, dolayısıyla pek güzel bir şey hatırlamıyorum yazacak diyebilirim. Aklıma geldikçe bir şeylerden bahsederim sanırım… Benim ameliyatım çok çok rahattı, onun gibi değildi 🙂 Korkulacak hiç bir şey yokmuş inan.

  • Cevap yaz
    torrent film indir
    Mart 7, 2019 saat 8:43 am

    Traji komik bir anı. Blogunuzu yeni keşfettim ve takipte kalacağım. 🙂

    • Cevap yaz
      VPerenc
      Mart 7, 2019 saat 1:32 pm

      Teşekkür ederim. Walter White’ın metamfetamin kutusunu yapmışsınız, ilgimi çekti doğrusu, ilginç olmuş 😀

Yorum yapmak ister misiniz?